Bien Blog

Bien Blog
rocking-chair-mt3-ron-arad-driade
????????
Ron_by_Graeme_Montgomery
magis-voido-rocking-chair-white-color-ron-arad-voido-rocking-chair
l_fe69bbba
after-spring
1288986032-56-raal-courtyard-and-cantilevered-bands
8534194_1

Tasarımcı Ron ARAD: Tasarım bazen ihtiyaçtan doğar, bazen de sadece yapılmaları gerekir

Her yıl olduğu gibi bu yıl da tasarımı farklı bir bakış açısıyla ele alan All Design İstanbul etkinliği birçok tasarımcı, sanatçı ve akademisyeni ağırladı. Konuşmacılardan biri de ünlü tasarımcı ve mimar Ron Arad’dı. Tasarım harikası Bookwarm kitaplık ve dev Swarovski kristal avizelerin yaratıcısı, Belçika’daki Mediacite’nin ve İsrail’deki Holon Tasarım Müzesi’nin de mimarı Arad, Bien’in katılım sponsoru olduğu ‘Neler ve Eğerler’ başlıklı konuşmasında özgün tasarım çalışmalarından örnekler verdi,  dünyada tasarımın her geçen gün daha fazla önem kazandığını ve Türkiye’nin tasarım projeleri ile dikkatleri üzerine topladığını ifade etti.

Konuşmasından sonra bir araya geldiğimiz Ron Arad ile tasarımlarını ve seramik tasarımlarına bakışı konuştuk.

Tasarımcı olmaya ve tasarımlar yapmaya nasıl karar verdiniz?

Aslında seçimle olmadı bu. Üniversitede mimari okudum ve sonrasında da bir mimari firmada çalışmaya başladım. Başka insanlar için çalışmayacağımı anladığımda şirketten çıktım ve bir daha geri dönmedim. Daha sonra ilk mobilyamı tasarladım ve bir şekilde tasarımın içine çekilmiş oldum. Mimarinin biraz beklemesi gerekti. Ama şu anda mimari ofisimiz için çok önemli bir konumda.

Size tasarım dünyasının disiplinsiz çocuğu deniyor?  Bu ünvanı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu büyük ihtimalle benim daha önce yaptığım “No Disiplin” sergisinden kaynaklanıyor. Orada bir başkaldırı da vardı tabi ama asıl olay hiçbir disipline kendimi tam olarak adamak istemediğimi ifade etmekti. Dolayıysla disiplinsizlik dediğimiz şey oradan kaynaklanıyor, yoksa yaramazlık anlamında değil bu. İnsanlar sürekli siz nesiniz diye soruyorlar bana: Sanatçı mısınız, tasarımcı mısınız, mimar mısınız? Ben bu kalıpların içine girmek istemiyorum. Çünkü insanlar o zaman önlerine konan şeye bakıp onu değerlendirmek yerine kendilerine söylenmesini istiyorlar. Bu bir tasarımdır, bu mimari bir çalışmadır diye. Ben bunu istemiyorum. Benim yaptığım şeye gelince; elimden geleni ve yanıma kar kalacak şeyleri yapıyorum.

Bu aralar ne gibi tasarımlar üzerine, ne gibi materyallerle çalışıyorsunuz?

Aslında çok değişik konularda çalışıyoruz. Beton ve camla yapılan binalardan tutun da bir ay sonra Milan’da bir fuarda göreceğiniz yeni plastik tasarımlara kadar birçok farklı alanda çalışıyoruz ve dolayısıyla kullandığımız malzemeler de sürekli olarak değişiyor. Asetat kullandığımız da oluyor, titanyum kullandığımız da. Sektör içinde çok iyi kontaklarımız olduğu için en yeni malzemelerden ve bunları işleme konusunda en iyi olan insanlardan yararlanabiliyoruz.  Aslında iki farklı şekilde gerçekleşiyor olay. Bazen bir proje yapıyorsunuz ve bu proje için bir materyal arıyorsunuz. Bazen de yeni bir materyal buluyorsunuz ve bununla ne yapabilirim diye düşünüyorsunuz. Dolayısıyla süreç iki taraflı işleyebiliyor.

Farklı tasarımlar ortaya koyma konusunda motivasyonunuz nedir? Nelerden ilham alırsınız?

Merak ve can sıkıntısı.

Tasarımda markalaşma avantaj mı yoksa dezavantaj mı sizce? Sonuçta siz de tasarımda bir marka olarak görülüyorsunuz. Bunun ne gibi yarar ya da zararlarını görüyorsunuz?

Marka olmayı ben istemedim. Olaylar böyle gelişti ve bugün buradayım. Ama kesinlikle bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Çünkü neyin üzerinde çalışıp neyin üzerinde çalışmayacağınıza siz karar verebiliyorsunuz. İstemiyorsanız yapmıyorsunuz.

“Bazen proje materyali, bazen de materyal projeyi arar. “

Materyal olarak seramiğe bakışınız nasıl? En son ne yaptınız seramikten?

Keuco için Patetior adında dönen bir banyo yaptım. Ama üretim için yapılan bir parça değildi, tamamen reklam için yapıldı. Onun dışında tesisat, banyo, aksesuar olarak hazır bir koleksiyonum var elimizde.  Bunu uygulayacak bir ev arıyorum şu anda.  Çok güzel ve özel bir banyo.

Biraz önce bir tasarım yaptığınızı ama bunun kullanılmak amacıyla yapmadığını söyledi. Tasarım kullanım içinmidir, yoksa tasarım tasarım içinmidir? Her tasarımın illa kullanılıyor olması mı gerekiyor?

Patetior üretilebilirdi aslında, üretilmeyecek bir şey değildi. Ama maliyet, karlılık gibi sorunlar yüzünden üretime geçmedi. Yoksa ben tasarımlarımın üretilmesini ve kullanılmasını isterim.

Son zamanlarda yaptığınız tasarımlarda nelerden ilham aldınız? Ne üzerinden ilerlemeyi seviyorsunuz?

Tabi yine birinci önceliğim merak. Benim için tasarım daha önce olmayan birşeyi ortaya çıkarmak anlamına geliyor. Dolayısıyla kimsenin düşünmediği fikirleri bulmak beni daha çok heyecanlandırıyor. Sadece stil kısmında değil aynı zamanda yaratım kısmındayım ben. Dolayısyla yeni fikirler bulmak en çok ilham aldığım şey.

Bir tasarımın ortaya çıkma sürecinden biraz bahseder misiniz?

Benimle çalışan çok harika insanlar var. Onlar fikirleri alıyorlar, ilerletiyorlar, geliştiriyorlar. Sonra oturup üzerinde konuşuyoruz, sonra tekrar çiziyoruz, sonra tekrar konuşup tekrar çiziyoruz.   Bu şekilde ilerliyoruz.

Seramikle ilgili öngörünüz nedir? Mutfak ve banyoda tasarımlar nereye doğru gidiyor?

Ben evimde banyomda lavabo istemiyordum. Bu nedenle eski bir mini Couper’ın camını aldım ve bunu lavabo olarak kullandım. Çok da güzel oldu. Orası zaten islak bir alan, bu nedenle suyu toplayan ve aşağıya akıtan bir mekanizma yok. Tabi bunu sadece kendim için yaptım, sektörün geleceği için böyle bir öngörüde bulunamam. Ne olacağını sabırla bekleyip göreceğiz.

Tasarladığınız şeyleri kendi ihtiyaçlarınızı düşünerek mi tasarlıyorsunuz?

Kimse bana bir şey yapmamı söylemiyor ya da bir ihtiyaç olmayabiliyor ama ben yapmak istiyorum ve yapıyorum. Bir bisiklet yaptım geçtiğimiz dönemde. Tekerlekleri olmayan bir bisiklet. İnsanlar çok beğendi. İnternette de patlama yaptı. Yüzlerce insan bu bisikleti kullanabiliyor musun diye sordu. Tasarımlar bazen ihtiyaçtan doğuyor ama bazen de yapılmaları gerekiyor.